
AK Parti Ordu Milletvekili ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, teröre karşı mücadelenin sürdüğünü ifade ederek, "Allaha şükür 3 aydır Eylül ayından bugüne o örgüt bu memleketin huzurunu, bu milletin keyfini kaçırmaması gerektiğini, kaçırmaya gücünün yetmeyeceğini, başkalarının adına taşeronluk yapamayacağını artık herhalde anladı" dedi.
Bakan İdris Naim Şahin bir sapık ideoloji karması kokteyli üzerine kurulmuş, ve bir iğrenç ideoloji üzerine inşa edilmiş bölücü bir örgüt ün 30 yıldır Türkiye'yi meşgul ettiğini söyledi. Şahin şunları kaydetti: "Sizin de başınızı öne eğen, sizi de üzen bir belayı bu memleket 30 yıldır yaşıyor. Ben gençken başladı, neredeyse yaşlandık (daha yaşlanmadık) halen devam eden bir problem. Geçen yüzyıldan bu yüzyıla kokmuş ideolojilerin bu memlekette bıraktığı kötü bir miras. Solculuk adına yapılan özentilerle üretilen, türetilen bir şer örgütü. Bir bölücü örgüt. Komünizm kalmadı, sosyalizm kalmadı. Mao gitti, Stalin gitti, Lenin gitti neredeyse Castro'da gitti gidiyor galiba ama bunların hepsinden bir kokteyl oluşmuş bir kötü, bir sapık ideoloji karması kokteyli üzerine kurulmuş bir sapık yapı, bir iğrenç ideoloji üzerine inşa edilmiş bölücü bir örgüt 30 yıldır bu memleketi meşgul ediyor. Tabi bu benim gencimin de, benim köylümün de, benim Eskişehirlimin de, benim Muğlalımın da, benim Karslımın da, Hakkarilimin de zaman zaman düşünme uğruna başını öne eğmesine vesile oluyor. Bu Türkiye'ye yakışan, Türk milletine yakışan bir durum değildir. Olamaz da. Biz büyük devletiz, büyük milletiz, biz büyük güç sahibiyiz. Ordumuzla, polisimizle, güvenlik güçlerimizle büyük bir gücün sahibiyiz. 61'inci hükümetten itibaren geçmişten beri uyguladığı stratejileri yenileyerek, terörle mücadelede konsept değerlendirmesini yeniden yaparak hükümetimiz, bakanlığımız, güvenlik güçlerimiz o şer örgütüne yönelik değerlendirmesini de, stratejisini de, operasyonlarını da, istihbaratını da yepyeni bir anlayışla ortaya koydu. Allaha şükür 3 aydır Eylül ayından bugüne o örgüt bu memleketin huzurunu, bu milletin keyfini kaçırmaması gerektiğini, kaçırmaya gücünün yetmeyeceğini, başkalarının adına taşeronluk yapamayacağını artık herhalde anladı. Anlayana bu kadarı yeter mi bilmiyorum ama. Anlayıncaya kadar devam edecek, devam edilecek. Ne yaz, ne kış, ne fırtına bizi bu yoldan döndüremez. Devlet bizim en büyük değerimizdir. Osmanlı'nın ilk hutbesi Eskişehir Karacaşehir'de okundu. Devlet burada kuruldu, kolay kurulmadı, kolay kazanılmadı. Zaman içerisinde tehlikeler, badireler geçirdi. Atatürk 1919 sonunda Ankara'ya geldi ve 1920 yılında 'milli hudutlarımız dahilinde hür ve müstakil yaşamak istiyoruz' dedi. Herkes şunu iyi bilsin sınır ötesi de bilsin, berisi de bilsin. Okyanuslar ötesi ülkeler de bilsin ve dünya bilsin. Bu millet varlığını da, değerlerini de, değerlerinin en güzeli olan devletini de, kurumlarını da, kültürünü de bu topraklarda gök kubbe çökmeden, yer küre var olduğu sürece yaşatmaya, inadına, sonuna ve şüphesiz bir şekilde kararlıdır. Bunu herkes bilsin. Türkiye'deki de, Türkiye dışındaki de Türkiye ile hesabı olan herkes bilsin. Biz buyuz ve sonuna kadar kararlıyız. Şer örgütü benim Kürt kardeşimi kötüye kullanmak üzere onun üzerinden bu ülkeyi bölmek için yola çıkmış iğrenç teşkilat. Benim Kürt kardeşim merttir, yiğittir, şereflidir, onurludur, dinine düşkündür, hatta dininin kıyafetine bile düşkündür. Yerine göre sarığını bile dini anlayışından dolayı çıkartmayı bir sıkıntı olarak kabul eder. Halbuki dinsizliğin adresi, namussuzluğun adresi, ahlaksızlığın adresi bir teşkilat benim Kürt kardeşimi sahte Cuma namazlarıyla, sahte iftar yemekleriyle, sahte imamlarla, sahte siyasetçileriyle kandırmaya çalışıyor. Ama artık biz gerçekleri her yerde söylüyoruz."
SİLAHLI VE KALEMLİ MÜCADELE
Bakan Şahin, terör örgütünün bir dağda silahlı mücadele bir de şehirde kalemli mücadelesinin olduğunu öne sürdü. Şahin şöyle konuştu: "Bilerek, bilmeyerek birileri alet oluyor. Birileri yazıp, çiziyor. O kadar aptal ve şaşkınca yazıyorlar ki. Konuştuğum cümlelerden birini veya ikisini alarak sataşmaya çalışıyorsun. Kime hizmet ediyorsun? Kime hizmet ediyorsun kalem efendisi kime? Dağdaki, Kandil'deki kanlı il orası. Sen şehirde oturup boğazda maviliklere, yeşilliklere bakarak zamanına göre içeceğini içerek yazı yazılmaz. Sen benimle Hakkari'ye, Şemdinli'ye, Şırnak'a gel. Ama artık az kaldı bu baharda inşallah hep beraber herkes oraya gidecek. Korkanlar da gidecek, siyasallarda gidecek, korkmayanlar zaten gidiyor. Hep beraber gideceğiz. O zaman göreceksiniz neyin ne olduğunu. Bir taraftan silahlı mücadele, bir tarafta da kalemli mücadeleyi veriyorlar. Buna psikolojik harekatta diyorlar. Buna 5'inci kol faaliyeti de diyor. Buna kara propaganda deniyor. Kimse fantezi yapma hakkına sahip değil bu ülkede. Bu devlet, millet meselesi. Bugün bizim yarın başka kadroların sorumluluğundadır. Benim askerim, güvenlik güçlerim dağdakilere teslim olmasını söylüyor. Bir kısmı teslim oluyor. Dün bir kardeşimizi yine şehit ettiler. Ciddi bir terör örgütü var karşımızda. Birileri bırakın siyasetini yapsınlar diyor. Siyasetin her şeklini gördük ama en şiddetlisini de gördük. Fakat kaleşnikoflu, M-16'lı, kanaslısını görmedik. Büyük Türk devletini kıskananlar bu örgütü beslemektedir. Türkiye'nin ayağına çelme takmak istiyorlar. Biz bu Oyunu biliyoruz. Biz bu Oyunu bozacağız, bozduk bile." ajanslar


